Can Atilla’dan: “Mevlâna’dan çağrı dans müziği”
Ağustos 26th, 2008
|
|
Yıldız Kaplan, üç yıl aradan sonra “Motive” isimli bomba gibi bir albüm ile dönüş yapıyor. Doğum sancıları çeken Yıldız Kaplan, “Motive”nin doğumundan hemen sonra bir de erkek bebek dünyaya getirecek…
Müzik dünyasının sevilen isimlerinden Yıldız Kaplan, üç yıllık suskunluğunu ‘Motive’ isimli yepyeni bir albüm ile bozacak. Üç yıl önce ‘Sayende’ isimli bir albüm çıkartan ve müzik piyasasındaki tüm ödülleri toplayan Yıldız Kaplan, ‘Motive’ ile de çok iddialı.
Yıldız Kaplan prodüktörlüğünü kendisinin yaptığı, Şehrazat, Nazan Öncel, Müfide İnseler, Metin Özülkü, Bülent Yetiş, Sude Bilge Demir gibi ünlü isimlerin şarkılarını seslendirdiği albümünün düzenlemeleri de Volga Tamöz, Emre Irmak ile Metin Özülkü’ye ait. Albüm öncesi doğum sancısı çekmeye başlayan Yıldız Kaplan, önümüzdeki ay bu acıyı bir kez daha çekecek. Çünkü bu ay dünyaya gelecek “Motive”den sonra bir de nur topu gibi bir erkek dünyaya getirecek. Hamileliğin ilk aylarında “Motive” şarkısına Deniz Akel yönetmenliğinde klip çeken Yıldız Kaplan, “Çok güzel heyecanlar yaşıyorum. Çok heyecanlıyım. İki bebek dünyaya getiriyorum. Ben kendimi çok şanslı hissediyorum.” dedi.
Şarkılarının motive yüklü olduğunu söyleyen Yıldız Kaplan, “Güzel ve pozitif yüklü şarkılar söyledim. İnsanların en ihtiyacı olan bir dönemde güzel ve eğlenceli şarkılar söylemeye özen gösterdim. Bir de tabii ki dünyaya getirmeye hazırlandığım bebeğim, ben stüdyoda şarkıları söylerken bana güzel mesajlar gönderdi. Onun güzel ve motive eden tekmeleri ile bu şarkıları yorumladım. O yüzden herkes bu şarkıları dinlerken motive olacak” diyerek iddiasını ortaya koydu.
Galatasaray forvet arayışlarını sonlandırdı ve Dünyaca ünlü bir yıldıza imza attırdı.

Bu oyuncu Milan Baros!..
Resmi sitede yayınlanan açıklama metninin tamamı şu şekilde :
“Galatasaray, Olympique Lyonnais’un Çek yıldızı Milan Baros’u renklerine bağladı. 3 yıllık anlaşmaya varılan Baros transferini futboldan sorumlu yönetim kurulu üyemiz Haldun Üstünel Galatasaray TV’ye açıkladı.Milan Baros, 28 Ağustos 2008 Perşembe günü İstanbul’a gelecek.
Transferi Galatasaray TV’ye değerlendiren yönetim kurulu üyemiz Haldun Üstünel “Öncelikle Galatasaray camiası ve spor kamuoyuyla yeni bir transferi paylaşmanın sevincini ve gururunu yaşıyoruz. Yine dünya çapında bir oyuncuyu Türkiye’ye getirerek büyük bir iş yaptığımıza eminiz. Futbol kariyeri belli olan, dünyanın önde gelen bir çok ünlü takımında oynamış Milan Baros artık Galatasaraylı. Kulübüyle bonservis konusunda anlaştık ayrıca kendisiyle de 3 yıllığına anlaşmaya vardık. Tüm imzalar atıldı.. Tam bir ekip çalışması gerçekleştirdik, bu transferde emeği geçen tüm Galatasaraylılara ve camiamıza hayırlı olsun.Galatasaray Türk futbolunun önemli bir markası ve biz de futbolun marka isimlerini camiamıza kazandırmaya devam ediyoruz.”şeklinde konuştu
Haldun Üstünel, Kewell ve De Sanctis’den sonra Baros transferinde de önemli katkısı olduğu yönündeki soruyu ise şöyle yanıtladı “Tabiî ki bu tip transferler uzunca bir süreç alıyor ama biz ekip çalışmasıyla transferi gerçekleştirdik. Bireylere pay biçmeyelim.”
Doğum tarihi: 28 Ekim 1981
Doğum yeri: Çek Cumhuriyeti
Boy: 1.84
Kilo: 78
Mevki: Forvet
Kariyeri: 222 maç / 58 gol
Milli Takım: 59 maç / 31 gol
Geçen hafta cep telefonuma İçişleri Bakanlığı imzalı bir uyarı mesajı geldi.
Vodafone kaynaklı bu mesajda, “Trafik kurallarına uymak yasal ve yaşamsal sorumluluktur” yazılıydı. Çevremdekilerle mesajın içeriğini paylaştığımda, yorumlarımız “Demek ki İçişleri Bakanlığı operatörlere zorunluluk getirdi, Vodafone da abonelerine SMS gönderiyor” şeklinde birleşti. Ardından bilgisayarın e-posta kutusuna düşen bilgi notunda durumun böyle olmadığı anlaşıldı.
Notta Vodafone’un toplumsal duyarlılığı artırmak için bu mesajları kendisinin göndermeye karar verdiği belirtiliyordu. İçişleri Bakanlığı’nın çalışmalarına destek olma kararı alan şirket, bu yönde bir girişim başlattı.
Telefonlara gelen onlarca ‘pazarlama odaklı SMS’in yanında arada sırada operatörlerin bu yönde mesaj göndermesi, en azından bizim örneğimizde olduğu gibi trafik konusunun gündemde tutulmasına ve emniyet kemerlerinin kullanılmasına yardımcı olabilir.
Şimdi sıra bu konuda (trafik-güvenlik) oldukça hassas olduğunu bildiğimiz Süreyya Ciliv (Turkcell) ile Avea’da…
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, sanal ortamda oynanan kumar ve bahis oyunlarıyla mücadele kapsamında 183 site hakkında dosya hazırladı.
Teftiş Kurulu, incelemelerin ardından 68 dosyayı gereği yapılmak üzere Hukuk Müşavirliğine intikal ettirdi. Hukuk Müşavirliği de, kendisine gelen 68 dosya hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Söz konusu süreçte Cumhuriyet Savcılıkları, Asliye Hukuk ve Sulh Ceza Mahkemeleri tarafından toplam 43 internet sitesi hakkında “erişimin engellenmesi” kararı verildi.
Aynı Yönetmelik kapsamında İdare, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’ne yasadışı kumar ve bahis sitelerinin reklam ve tanıtımını yayınlayan 18 site hakkında da bildirimde bulundu.
11 - 15 Ağustos tarihleri arasında ÖSS - ÖSYM yerleştirilme sonuçlarının açıklanması beklenmekte. Sınav sonuçları www.osym.gov.tr adresinden yapılıcaktır.
Cep operatörleri Kasım 2008’de hayata geçmesi planlanan numara taşınabilirliği uygulamasında çalışmalara hız verdi.
Yakında alan kodu olarak bilinen ilk dört rakamın, yapılan tüm aramalarda kullanılması uygulamasına başlanacak.
Şimdiki uygulamada, kullanıcı bir arama yaptığında karşı taraftaki kişiyle aynı alan kodunu kullanıyorsa, ilk dört rakamı tuşlamasına gerek yok. Yedi haneli numaranın tuşlanması yeterli oluyor. Fakat tek numarayla farklı operatörlerden hizmet alma döneminin başlamasının ardından alan kodu olmadan yapılan aramalar ciddi karışıklık yaratacak.
Bu yüzden Telekomünikasyon Kurumu, operaterlerden, ilk dört hane tuşlanmadan yapılan aramalara son vermesini istedi.
Bu konuda çalışma başlatan Turkcell, ilk dört rakam tuşlanmadan yapılan aramalarda ilgili aboneyi sesli bir mesajla ‘1 Eylül’de yedi haneli aramalara son verileceği, 11 rakamlı aramalara geçileceği’ konusunda uyarmaya başladı.
Son dönemde internette yatırımcıların ilgisini çeken siteler genellikle sosyal paylaşım merkezli adresler oluyor.
Bunun son örneği 29 milyon dolarlık bir yatırım çeken Zynga.com oldu. İnternette önemli yatırımlara imza atan Kleiner Perkins Caufield&Byers’dan gelen bu yatırım, tüm dikkatleri Zynga.com’un üzerine çekti.
Online platformda ücretsiz olarak poker, puzzle ve birçok farklı oyunu oynama imkânı sunun sitenin öne çıkma sebebi ise Facebook, Myspace.com, bebo ve friendster.com gibi sitelerle uyumlu çalışıyor olması.
Zynga’nın birçok oyununun Facebook uygulaması, internette yaygın olarak kullanılıyor.
Şu an itibariyle 55 milyon kayıtlı üyesi bulunan sitenin aylık oyuncu sayısı ise 18 milyon kişiye ulaşıyor. Siteye gelen günlük ziyaretçi sayısı ise 450 bin kişiyi buluyor.
Film endüstrisi internetten yasadışı film yükleyenlerle mücadele yerine teknoloji firmalarıyla işbirliğine gitmeye başladı. İnternete bağlanan oyun konsolları ve televizyonlar artık birer film üssü haline geldi
Bilgisayarlara internetten yasadışı yollarla indirilen filmlerin önüne geçmeyi başaramayan film üreticileri, art arda teknoloji firmalarıyla el sıkışıyor. Amaç yasal yollarla film yüklenmesini sağlayarak, azalan gelirleri artırmak.
Aslında film şirketleri yasadışı film indirme konusunda bu yolu denemeden önce farklı yollara da başvurdu.
Önce internet servis sağlayıcı şirketlerle anlaşarak bunun engellemesini sağlamaya çalıştı. Ardından bu yolu kullananlar hakkında yasal takip başlattı. Bu platformu sağlayan internet sitelerini kapattırdı.
Tüm bu çalışmalara karşın yasadışı film yüklenmesinin önüne geçmeyi başaramayan Hollywood dünyası, çıkışı yine online platformda buldu.
Konsollar devrede
Ürettikleri filmlerin internetteki dosya paylaşım ağlarında yayılmasıyla birlikte ciddi gelir kaybı yaşayan bu şirketler, müzik firmalarının izlediği yolu takip ederek, tüketiciye internet aracılığıyla dokunan şirketlerle işbirliğine gitmeye başladı.
Son dönemde önde gelen teknoloji firmalarıyla anlaşma yoluna giden film stüdyoları, böylece filmlerin internet üzerinden yasal yollarla kullanıcılara ulaşmasını sağlamayı hedefliyor.
Bu alanda Japon elektronik devi Sony, Playstation 3 (PS3) konsolunu internet üzerinden film yükleyebilmek için bir platform haline getirdi. Şirket ayrıca Bravia serisi LVD televizyonlar aracılığıyla da filmlerin DVD’si bile çıkmadan yine internetten izlenebilmesine imkân tanıyacak.
PS3’ün Amerikalı rakibi XBox 360’ın üreticisi Microsoft firması da oyun konsolu aracılığıyla film arşivi oluşturarak, filmlerin internetten kullanıcılara ulaştırılmasını sağlayacak.
Film stüdyolarının öncelikle bu firmalarla anlaşmasında, oyun konsollarının son dönemde geliştirilen çoklu oyunlar sayesinde online platforma taşınmasının önemli rolü var.
Apple TV mucizesi!
Hollywood filmlerinin internet kullanıcısına ulaşmasında rol oynayacak olan bir diğer önemli anlaşma ise Apple firmasıyla yapıldı.
ABD’li üreticinin piyasaya çıkardığı Apple TV adlı ürün, tek ekrandan internete girilmesini ve televizyon yayınlarının izlenebilmesini sağlıyor.
Apple TV için yapılan içerik anlaşmaları sayesinde filmlerin “iTunes” benzeri bir sistemle tüketiciler tarafından ucuz fiyatlarla ve kolay yolla satın alınabilmesi sağlanacak.
Şu anda yaklaşık 1000 adetlik filmden oluşan bir arşivle ABD’de uygulamaya konulan hizmetin, önümüzdeki dönemde farklı ülkelerde de kullanılması planlanıyor.
Taşınabilir boyut…
Hollywood şirketlerinin üzerinde çalıştığı bir diğer alan ise taşınabilir platformlarda film gösterimini sağlamak.
Bu amaçla filmleri farklı formatlar ve boyutlarda düzenleyerek, cep telefonları ve multimedya oynatıcılara uyumlu hale getirmeyi planlayan şirketler, bu yolla tüketicinin her an her yerde film yükleyerek, izleyebilmesinin önünü açmayı amaçlıyor.
Bu alanda gerçekleşen uygulamalara bakıldığında, Nokia’nın N96 adlı ürünüyle birlikte yüklü olarak gelen “Spider Man 3” adlı film, başarılı bir örnek olarak verilebilir
Güneş, Güneş Sistemi’ndeki en büyük gök cismidir. Çok sıcak ve yanmakta olan bazı gazlardan oluşur. Bu nedenle, yüzeyinde her saniyede milyonlarca atom bombası patlamasına eşit güçte patlamalar olur. Bu patlamalarda boyu Dünyamız’ın büyüklüğünün 40-50 katı olan alevler fışkırır.
Ateşten bir topa benzeyen Güneş, yüzeyinden çok büyük bir ısı ve ışık yayar. Eğer, Güneş olmasaydı, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kaplı olurdu. En önemlisi daha önce söylemiştik ya! Dünya’da yaşam yani biz olamazdık.
Güneş’in sıcaklığı derece 6000 dış yüzeyinde, içindeki sıcaklık ise 12 milyon derecedir.
Çünkü, uzay (uzay filmlerinden de hatırlarsınız) karanlık bir yerdir. Dünyamız da bu karanlık yerdeki bir gök cismidir. Bu karanlık yerin içinde Dünyamız’ı Güneş’ten başka aydınlatabilecek ve ısıtabilecek bir gök cismi yoktur.
Ancak, Güneş’ten yayılan ışık çok parlaktır. Havanın açık olduğu bir günde Güneş’e bakmayı denemişsinizdir. Hatırlayın bakalım. Birkaç saniye bakınca gözleriniz kamaşmıştı, değil mi? Aslında, Güneş’e bu parlak ışık nedeniyle doğrudan bakmak çok tehlikelidir. Gözlerimize bu parlak ışık zarar verebilir. Ayrıca, yazın uzun süre Güneş’te kalmak da tehlikelidir. Hatta, cildimizde uzun bir tedaviyi gerektirecek çok ciddi yanıklar oluşabilir. Çünkü, Güneş’ten yayılan ısı özellikle yazın çok yüksek olur. Oysa Güneş, Dünya’ya milyonlarca kilometre uzaktadır ve uzaya yaydığı ısının sadece binde ikisi Dünyamız’a ulaşır.
Peki Güneş’ten çok uzakta olmasına rağmen, Dünyamız’da sıcaklık bu kadar yükselebiliyorsa, acaba Güneş’in üzerindeki sıcaklık ne kadardır?
Bilim adamları, bu konuda yaklaşık sayılar verebilirler. Ama bu sıcaklığı, bildiğimiz herhangi bir şeyin sıcaklığıyla karşılaştırarak anlamak mümkün değildir. Bir düşünün! Güneş’in sıcaklığı derece 6 bin yüzeyinde olduğunu, içinde ise sıcaklığın 12 milyon dereceye kadar yükseldiğini… Bunu bildiğimiz neyle karşılaştırabiliriz ki? Elimizle sıcak suya temas ettiğimizde 50 dereceden fazlasına dayanamayız. En sıcak yaz günlerinde bile hava en fazla 40-50 derece civarındadır. Bu örnekten de anlıyoruz ki, Allah Dünya ile Güneş’in uzaklığını en uygun olacak şekilde yaratmıştır. Güneş bize biraz daha yakın olsaydı, Dünya üzerindeki herşey sıcaktan kavrulur kül olurdu. Ancak, biraz daha uzakta olsaydı, bu sefer de herşey buz tutardı. Tabi ki her iki şekilde de yaşam mümkün olmazdı.
Güneşimiz eğer bizim Dünyamız’a gereğinden fazla yakın olşaydı, Dünyamız bayağı ter dökerdi hatta erirdi. Tüm bu hassas dengeler Allah’ın kontrolündedir.
Aslında, benzer şekilde Güneş’in ısısını daha az alan kutup bölgeleri devamlı bir buz tabakası ile kaplı; daha çok alan Ekvator bölgeleri ise devamlı sıcaktır. Allah, bu bölgeleri bizlere örnek olsun diye yaratmıştır. Diğer yerler ise canlıların yaşamına en uygun şartlarda yaratılmıştır. Bu Allah’ın bize olan şefkatini gösterir. Çünkü, Allah Güneş ile Dünya arasındaki uzaklığı şu anki gibi en uygun şekilde yaratmasaydı, Dünya’daki yaşam çok daha zor olurdu. Hatta olmayabilirdi.